E-ISSN: 1305-9327 • ISSN:1305-9319
The predictive factors for prolonged seizures and status epilepticus: a single center study [Med J Bakirkoy]
Med J Bakirkoy. 2021; 17(1): 53-63 | DOI: 10.5222/BMJ.2021.16362

The predictive factors for prolonged seizures and status epilepticus: a single center study

Müge Ayanoğlu1, Ebru Atike Ongun2
1Sivas Numune State Hospital, Department of Pediatric Neurology, Sİvas, Turkey
2Cumhuriyet University, Pediatric Intensive Care Unit, Sivas, Turkey

Objectives: To analyze the clinical features of prolonged seizures and status epilepticus and perform risk analysis on super refractory status epilepticus (SRSE) in pediatric intensive care unit (PICU) admissions.

Method: Demographic features, underlying etiologies, treatment modalities, electroencephalographic and neuroimaging outcome of intensive care unit admissions between 2015 and 2019 were analyzed.

Results: Seventy-one children were enrolled. The common etiology for prolonged seizure was fever in 45.1% of the children (central nervous system infection: 16.9%, infection other than central nervous system: 28.2%), withdrawal of the antiepileptic medication in 40.9%, intoxications in 12.7% of the children and intracranial hemorrhage due to arteriovenous malformation in one (1.4%) patient. Initial diagnostics exhibited 23.9% of hypoglycemia, 18.3% of hypocalcemia, 15.5% of hyponatremia, 35.2% of acidosis, and 25.4% of elevated lactate.
Group categorizations were based on fever and new onset of seizure. Approximately 45.1% of the population acquired fever at the onset and consisted of younger children compared to their counterparts (p=0.023). Children with pre-existing epilepsy had frequent history of sibling death, while patients with new-onset of seizure possessed significant lactate elevations, acidosis, and required mechanical ventilation more often (p=0.002, p=0.008, p=0.017).
Twelve (16.9%) patients developed SRSE. Low serum sodium and calcium levels were associated with developing SRSE (OR: 10.800, 95%CI: 2.518-46.318; OR: 4.554, 95%CI: 1.159-17.892); however PRISM-3 score has been identified the single independent risk factor in children proceeding to SRSE (OR: 1.174, 95% CI: 1.039-1.327). Three (4.2%) children died of secondary complications. Tracheostomy cannulation was performed in two (16.7%) SRSE patients due to neurological incapability to maintain a patent airway.

Conclusion: PRISM-3 score is the independent risk factor of SRSE. Electrolyte abnormalities (hyponatremia and hypocalcemia) are associated with developing SRSE.

Keywords: Seizure, Status epilepticus, Super refractory status epilepticus, Hyponatremia

Uzamış nöbet ve status epileptikus için risk faktörleri: tek merkez deneyimi

Müge Ayanoğlu1, Ebru Atike Ongun2
1Sivas Numune Hastanesi, Pediatrik Nöroloji Bölümü, Sivas, Türkiye
2Cumhuriyet Universitesi, Çocuk Yoğun Bakım Ünitesi, Sivas, Turkiye

Amaç: Çocuk yoğun bakım ünitelerindeki uzamış nöbet ve status epileptikusun klinik özelliklerinin analiz edilmesi ve süper direçli status epileptikusun (SRSE) risk analizinin yapılması

Gereç-Yöntem: 2015-2019 yılları arasında çocuk yoğun bakım ünitesine başvuran uzamış nöbet ve status epileptikus olgularının demografik özellikleri, altta yatan etiyolojileri, tedavi modaliteleri, elektroensefalografik ve nörogörüntüleme sonuçları incelendi.

Bulgular: Yetmiş bir olgu çalışmaya dahil edildi. En sık etyolojik nedenlerin %45.1 olguda ateş (santral sinir sistemi enfeksiyonları: %16.9, santral sinir sistemi dışında enfeksiyonlar: %28.2), %40.9 olguda antiepileptik tedavinin kesilmesi, %12.7 olguda intoksikasyonlar ve bir olguda (%1.4) arteriovenöz malformasyona bağlı intrakraniyal kanama olduğu gözlendi. Başvuru anında %23.9 olguda hipoglisemi, %18.3 olguda hipokalsemi, %15.5 olguda hiponatremi, %35.2 olguda asidozis ve %25.4 olguda artmış laktat seviyeleri saptandı. Olgular, nöbet esnasında ateş varlığı ile önceden geçirilmiş nöbet öyküsü olup olmamasına göre gruplara ayrıldı. Başvuru anında ateş, % 45.1 olguda mevcut iken, bu olguların afebril nöbet geçirenlere göre daha küçük yaşta hastalardan oluştuğu görüldü (p=0.023).
Önceden geçirilmiş nöbet öyküsüne sahip olgularda sık kardeş ölüm öyküsünün olduğu, ilk kez nöbet ile başvuran olgularda ise yatış anında laktat yüksekliği ve asidozun belirgin, mekanik ventilasyon gereksinimin ise sık olduğu gözlendi (p=0.002, p=0.008, p=0.017).
Oniki (%16.9) hastada SRSE gelişti. Bu olgularda düşük serum sodyum ve kalsiyum seviyelerinin SRSE gelişim riskini artırdığı anlaşıldı (OR: 10.800, 95% CI: 2.518-46.318; OR: 4.554, 95% CI: 1.159-17.892). Çoklu regresyon analizinde, PRISM-3 skorunun SRSE için tek bağımsız risk faktörü olduğu saptandı (OR: 1.174, 95% CI: 1.039-1.327). Üç (%4.2) olgu, çocuk yoğun bakım yatışı esnasında ikincil komplikasyonlar sonucu kaybedildi. SRSE gelişen iki olguda (%16.7) nörolojik olarak hava yolu açıklığını koruyamama nedeniyle trakeostomi kanülizasyonu uygulandı.

Sonuç: PRISM-3 skoru SRSE için bağımsız risk faktörüdür. Elektrolit dengesizliği (hiponatremi, hipokalsemi) SRSE gelişimiyle ilişkilidir.

Anahtar Kelimeler: Nöbet, Status epileptikus, süper dirençli status epileptikus, hiponatremi

Müge Ayanoğlu, Ebru Atike Ongun. The predictive factors for prolonged seizures and status epilepticus: a single center study. Med J Bakirkoy. 2021; 17(1): 53-63

Corresponding Author: Müge Ayanoğlu, Türkiye
LookUs & Online Makale