ISSN: 1305-9327

 
 

CİLT: 14 SAYI: 2
 
 

Giriş | Üye Ol | Şifremi Unuttum|



Online makale sistemimiz ScopeMed sistemine geçiş yapmıştır. Mevcut olan makalenizi veya yeni gönderilecek yazılarınızı ScopeMed sistemi üzerinden göndermeniz rica olunur.
TELİF HAKKI DEVİR FORMU
YAZAR FORMU
YAZARLARA BİLGİ
Bakırköy Tıp Dergisi, 2018 itibariyle basılı versiyonu durdurularak sadece e-dergi olarak yayınlanmaya devam etmektedir.

RSS Kaynağı
 
 
8 - Gestasyonel diyabetik anne bebeklerinde kalp fonksiyonlarının ekokardiyografik bulguları ve somatomedin-c ile ilişkisi
   
Helen Bornaun, Reyhan Dedeoğlu, Esin Yıldız Aldemir, Savaş Dedeoglu, Erkan Erfidan, Gökçen Kamış, Aylin Öztarhan
   
  ÖZET
   
  Amaç: Diyabet, gebelik süresince fetal gelişimi olumsuz etkileyen, yenidoğanlarda metabolik bozukluklara yol açan önemli bir hastalıktır. Diyabetik hamileliklerde (GDM) serum glukoz, keton cisimcikleri ve somatomedin-C inhibitörlerindeki değişiklikler metabolik sendromların gelişmesinden sorumludur. Diyabetik annelerin, gebelikte dikkatli izlemi ile maternal hiperglisemi sıklığı azaltılmıştır. Buna rağmen diyabetik anne bebeğinde (DAB) morbidite önemli oranda devam etmektedir. Çalışmamızda, DAB’lerinin kalp fonksiyonlarının ekokardiyografik (EKO) Doppler ve doku Doppler yöntemleriyle irdelenmesi ve bebeklere ait demografik özellikler, somatomedin-C düzeyi ve bunların birbirleri ile ilişkilerinin değerlendirilmesi amaçlamıştır.

Yöntem: Ocak -Aralık 2016 ayları arasında kliniğimizde DAB tanısı ile izlenmiş yenidoğan bebeklerin EKO bulguları, laboratuvar verileri ve annelere ait demografik özellikler incelendi. DAB’li 108 olgu ve kontrol grubu olarak 100 sağlıklı çocuk doğum sonrası 48’inci saatinde çalışmaya alındı. Tüm bebeklerde ayrıntılı klinik muayene, serum somatomedin-C düzeyleri ölçümü yapıldı. Her iki ventrikülün fonksiyonu M-mode, pulsed-wave ve doku Doppler ekokardiyografi yöntemleri kullanılarak, İzovolumetrik gevşeme (IVRT), İzovolumetrik kasılma (IVCT), Tei indeksi (Tei indeksi=; Miyokardiyal performans indeksi) [MPI: (IVRT+IVCT)/ sistolik ejeksiyon süresi] hesaplandı. Ayrıca, Pulmoner arteriyel basıncı (PAB), triküspit ve mitral kapakların anüler plan sistolik hareketleri (TAPSE, MAPSE) ölçüldü. Tüm annelerde anamnez, laboratuar inceleme (açlık kan şekeri [AKŞ] ve Glikolize hemoglobin c [HbA1c]) ölçümleri yapıldı.

Bulgular: Hastaların 49’u kız (%45.4), 59’u erkek (%54.6) cinsiyetinde olup, makrozomi sıklığı çalışma grubunda 4 (%3.7) ve kontrol grubunda 2 (%2.0) bebekte görüldü. Gruplar arası karşılaştırmada, gebelik diabet mellituslu annelerde AKŞ ve HbA1c düzeyleri anlamlı düzeyde yüksek bulundu (p<0.0001). DAB ve kontrol grubu arası kıyaslamada doğum kilosu ve somatomedin-C seviyelerinde anlamlı farklılık bulunmazken, baş çevresi ve boy değerleri istatistik olarak anlamlı düzeyde farklı bulundu (p<0.05). EKO incelemesinde çalışma grubunda 3 (%2.77) ve kontrol grubunda 1 (%1.0) bebekte küçük musküler ventriküler septal defekt saptandı. M-mode incelemede; diyastol sonu interventriküler septum kalınlığı, DAB grubunda anlamlı düzeyde yüksek bulundu (p<0.001). Sağ ventrikül fonksiyon değerlendirilmesinde DAB grubunda sistolik ve diyastolik fonksiyonların göstergesi olarak MPI hasta grubunda kontrol grubundan anlamlı olarak daha yüksek bulunurken (p<0.05), diyastolik disfonksiyon göstergesi olarak IVCT yine DAB grubunda kontrol grubundan anlamlı ölçüde daha uzun olarak ölçüldü (p<0.05). TAPSE değerinde de istatistik olarak anlamlı olmayan azalma saptandı (p>0.05). Sol ventrikül fonksiyonlarının değerlendirilmesinde, DAB grubunda sistolik ve diyastolik fonksiyonların göstergesi olarak MPI, hasta grubunda kontrol grubundan anlamlı olarak daha yüksek bulunurken (p<0.05), diyastolik disfonksiyon göstergesi olarak IVRT yine DAB grubunda kontrol grubundan anlamlı ölçülde daha uzun olarak ölçüldü (p<0.05). MAPSE değerleri da çalışma grubunda istatistik olarak anlamlı düzeyde azaldığı görüldü (p<0.05).

Sonuç: Çalışmamızda DAB olguları klinik olarak kardiyak açıdan normal olsalar da subklinik olarak septal hipertrofi bulgularına ek diyastolik parametrelerinde de anlamlı farklılık tespit ettik. DAB’nin komplikasyonlarında her ne kadar kendiliğinden gerileme olsada kardiyak tutulumun, erken tanı ve neonatal yaklaşım gerektirdiğini vurguladık. Beklendiği gibi, GDM’li annelerin bebekleri çeşitli hiperglisemik yan etkilerine yatkındırlar. Bu nedenle, hiperglisemiyi zamanında tanımak ve tedavi etmek; bu annelerin bebeklerinde görülebilecek metabolik sorunların ve ağır vakalardaki ölümlerin önlenmesi için önemli bir hedef olmalıdır.
   
  Anahtar Kelimeler
  Neonatal, gestasyonel diyabet, hiperglisemi, ekokardiyografik bulgular, MPI, somatomedin-C
   
  Tüm makaleyi indirmek için tıklayınız