Araştırma

Üst Ekstremite Cerrahisinde Brakiyal Pleksus Sinir Bloklarının Postoperatif Ağrı Skorlarına Etkisi

10.4274/BTDMJB.galenos.2018.20181207094111

  • Gökhan Sertçakacılar
  • Yaser Pektaş
  • Mehmet Süleyman Sabaz
  • Halil Çetingök
  • Evrim Kucur Tülübaş
  • Zafer Çukurova
  • İpek Bostancı

Gönderim Tarihi: 07.12.2018 Kabul Tarihi: 24.12.2018 Med J Bakirkoy 2019;15(4):368-375

Amaç:

Bu çalışmada üst extremite cerrahisinde brakiyal pleksus sinir bloklarının postoperatif ağrı skorlarına etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır.

Yöntemler:

Retrospektif gözlemsel yapıdaki bu araştırma, Ocak 2015-Eylül 2018 tarihleri arasında, bir eğitim ve araştırma hastanesinde kaydı tutulan ağrı ve hasta takip formlarıyla gerçekleştirildi. Çalışmada için, elektif şartlarda, tek taraflı üst ekstremite cerrahisi geçiren ve postoperatif analjezi amacı ile brakial pleksus sinir bloğu uygulanan 18-80 yaş aralığında, Amerikan Anestezi Uzmanları Derneği (ASA) I, II ve III risk grubunda, rejyonel anestezi ve ağrı takip formları tam olan hastalar geriye dönük tarandı. Kriterlere uyan 180 hasta çalışmaya dahil edildi. Veri toplama aracı olarak hasta ve ağrı takip formu, Pinprick testi ve Modifiye Edilmiş Broomage skalası kullanıldı. Verilerin analizinde, Kolmogorov-Smirnov testi, çarpıklık ve basıklık, frekans (n), yüzde (%), ortalama ve standart sapma, minimum-maksimun değerleri, Wilcoxon testi, eşleştirilmiş t-testi, Indipendent t-testi, Kruskall-Wallis H testi ve Pearson korelasyon analizi kullanıldı.

Bulgular:

Blok türü ile ağrı duyusu ve motor bloğun geri dönüş zamanı ve Pinprick testi sonucunun negatifleşme zamanı arasında anlamlı farklılık bulunmadı. İnfraklaviküler blok uygulanan hastalarda, motor bloğun geri dönüş zamanının, interskalen ve supraklaviküler blok uygulanan hastalara göre anlamlı derecede daha geç olduğu saptandı (p=0,035). Ağrı duyusunun geri dönüş zamanı ile motor blok ve Pinprick testi sonucunun negatifleşme zamanı arasında pozitif yönde zayıf düzeyde anlamlı ilişki bulundu. Ağrı duyusunun geri dönüş zamanı ile kullanılan bupivakain miktarı arasında pozitif yönde çok zayıf düzeyde anlamlı ilişki bulundu. Buna karşın motor bloğun geri dönüş zamanı ile Pinprick testi sonucunun negatifleşme zamanı arasında pozitif yönde yüksek düzeyde anlamlı ilişki bulundu.

Sonuç:

Uygulanan blok türünün postoperatif dönemde algılanan ağrı duyusunun geri dönüş zamanı üzerinde etkili olmadığı bulunmuştur. Araştırma uygulanan blok türlerinin sayısı, yaş, ASA grubu, anestezik ilaç türü ve miktarı gibi değişkenler dengelenerek, daha geniş bir örneklem grubuyla tekrarlanmalıdır.

Anahtar Kelimeler: Brakiyal pleksus bloğu, interskalen blok, infraklavikular blok, suprakilavikular blok, ağrı

GİRİŞ

Brakial pleksus blokları, hem anestezi hem de postoperatif analjezi amacıyla, anestezi pratiğinde, uzun yıllardır kullanılmaktadır (1). Yeterli analjezi ve uygun cerrahi koşullar sağlandığında cerrahi girişimlerde rejyonel anestezi yöntemleri, genel anesteziye göre daha güvenilir kabul edilmektedir (2). Rejyonel anestezi, operasyon süresince hastanın bilincinin açık olması, solunum fonksiyonlarında değişimin olmaması, havayolu reflekslerinin korunması ve ameliyat sonrası dönemde analjezi sağlaması gibi özellikleri bakımından genel anesteziye kıyasla daha üstündür. Postoperatif dönemde sağlanan analjezi ile olası komplikasyonlar önlenirken hastaların mobilizasyon süresi kısalmaktadır (3). Özellikle üst ekstremite cerrahisi uygulanacak hastaların büyük çoğunluğuna acil şartlarda müdahale edildiği ve bu hastaların genellikle de tok olduğu göz önünde bulundurulduğunda, brakial pleksus bloklarının uygulanmasıyla kusma ve gastrik aspirasyon gibi olası genel anestezi komplikasyonları da önlenebilir (3).

Brakiyal pleksusun çeşitli seviyelerden bloğu; üst ekstremitede yer alan anatomik yapıların ve distalden üst kolun ortasına kadar derinin tümünün anestezisini sağlamakta yeterli olur (4). Seviyelerine göre brakiyal pleksus blokları interskalen (İS), supraklavikular (SK), infraklavikular (İK), aksiller (AKS) ve midhumeral blok olarak sınıflandırılır (4). İS blok proksimalde trunkus seviyesinde, SK blok klavikula üstü divizyon seviyesinde ve İK blok klavikula altı kord seviyesinde etki gösterir. İS blok genellikle omuz ve üst kol cerrahisine anestezi ve analjezi sağlar (4,5). Kullanılan lokal anestezik miktarı 15-25 mL arasında değişirken, hipotansiyon, bradikardi, intra-arterial enjeksiyon, frenik sinir bloğuna bağlı diafragma paralizisi ile pulmoner fonksiyonlarda azalma, dispne ve horner sendromu gibi komplikasyonlara neden olabilmektedir (5). SK blok kol, dirsek ve el cerrahisinde anestezi ve analjezi sağlar (4). Kullanılan lokal anestezik miktarı ve neden olduğu komplikasyonlar benzerdir (5). İK blok ise kol, dirsek, ön kol ve el cerrahisinde anestezi ve analjezi sağlar (4). Kullanılan lokal anestezik miktarı 20-30 mL arasında değişirken, intravasküler enjeksiyon, pnömotoraks, hematom ve enfeksiyon riski gibi komplikasyonlara neden olabilmektedir (5).

Brakiyal pleksus bloklarında kullanılan lokal anesteziğin volümü ve konsantrasyonuna bağlı olarak duyusal ve motor blok oluşma süresi ve başarısı değişkenlik gösterebilmektedir (6-8). Günümüzde USG kullanımımıyla birlikte çok düşük dozlarda bile başarılı blok elde edilebilmektedir (9).

Ulusal ve uluslararası literatür incelendiğinde, blok türlerinin postoperatif dönemdeki geri dönüş süresi ve algılanan ağrı düzeyleri üzerine sınırlı sayıda araştırma bulunmaktadır. Blok türüne göre postoperatif dönemde algılanan ağrı duyusunun geri dönüş zamanları arasındaki farklılıkların belirlenmesi, blok türlerinin analjezik etkinlikleri/üstünlüklerinin anlaşılması bakımından yararlı olacaktır. Bunun yanı sıra, araştırmadan elde edilecek sonuçlar klinik uygulamada, ağrı yönetimi konusunda, uygulanacak blok türüne karar verme sürecinde klinisyenlere yol gösterici olacaktır. Bu görüşler doğrultusunda bu araştırmada, ortopedik üst ekstremite cerrahisinde anestezi amaçlı uygulanan brakial pleksus sinir bloklarının postoperatif ağrı skorlarına etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır.


YÖNTEM

Sunulan retrospektif gözlemsel araştırma, 2018-456 sayılı yerel etik kurul onayı alındıktan sonra yapıldı. Araştırma, Helsinki Bildirgesi uyarınca gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma Ocak 2015-Eylül 2018 tarihleri arasında bir eğitim ve araştırma hastanesinde kaydı tutulan ağrı ve hasta takip formlarıyla gerçekleştirildi. Ortopedi kliniği tarafından farklı klinik tanılarla elektif koşullarda tek taraflı üst ekstremite cerrahisi uygulanan 18-80 yaş aralığında ve Amerikan Anestezi Uzmanları Derneği (ASA) I, II ve III risk grubunda yer alan ve takip formu tam olan 180 hasta araştırmaya dahil edildi. Ağrı ve hasta takip formunda eksik bilgisi olan, 18 yaşından küçük, ASA IV-V risk grubu ve sadece analjezi amacıyla üst extremite bloğu uygulanan 8 hasta araştırma kapsamı dışında bırakıldı. Araştırmada kullanılan anestezik ilaç miktarı ve blok türü ile ağrı duyusunun ve motor bloğun geri dönüş zamanı, Pinprick test sonucunun negatifleşme zamanı arasında anlamlı fark olup olmadığı sorularına yanıt arandı.

Veri toplama aracı olarak hasta ve ağrı takip formu, Pinprick testi ve Modifiye Edilmiş Broomage skalası kullanıldı. Hasta ve ağrı takip formu, hastanın demografik özelliklerini, yapılan blokla ilgili verileri, operasyon bilgilerini, perioperatif hemodinamik verilerini ve ameliyat sonrası takip parametlerini içermektedir. Hastaların ağrı düzeylerini belirlemeye yönelik Vizüel Analog skala (VAS) kullanıldı. Duyusal blok başarısının değerlendirilmesi amacıyla Pinprick testi, motor blok başarısının değerlendirilmesi için ise Modifiye Edilmiş Bromage skalası kullanıldı. Hastalar operasyon öncesi ameliyathanede uygulama odasında monitörize edilerek ve intravenöz kanül ile periferik damar yolu açılarak periferik sinir bloğuna hazırlandı. Tüm hastalara işlem öncesi premedikasyon olarak 1,5 mg midazolam intravenöz (i.v.) uygulandı. Karar verilen üst ekstremite sinir bloğunun türüne göre hastalara gerekli pozisyon verildikten ve blok uygulanacak bölgenin sterilizasyonu sağlandıktan sonra USG eşliğinde işlem uygulandı.


İstatistiksel Analiz

Araştırma dahilinde elde edilen veriler SPSS 22.00 programı ile değerlendirilmiştir. Sayısal verilerin normal dağılıma uygunluğu Kolmogorow-Smirnow testi, Skewness ve Kurtosis ile değerlendirildi. Betimleyici istatistiklerden frekans (n), yüzde (%), ortalama ve standart sapma, minimum-maksimum değerleri; niceliksel verilerin karşılaştırılmasında, normal dağılıma uygun olmayan değişkenlerin gruplar arası karşılaştırmasında Wilcoxon testi; normal dağılıma uygun olan değişkenlerin gruplar arası karşılaştırmasında eşleştirilmiş t-testi kullanıldı. Ağrı duyusunun geri gönüş, motor bloğun negatifleşme ve Pinprick testinin pozitifleşme zamanı ile kategorik değişkenlerin karşılaştırılmasında Indipendent t-testi ve Kruskall-Wallis H testi; sayısal verilerin arasında ilişki aranmasında Pearson korelasyon analizi kullanıldı. Anlamlılık düzeyi için p<0,05 kabul edildi.


BULGULAR


Tanımlayıcı Bulgular

Çalışmaya dahil edilen 180 hasta incelendiğinde, ASA II risk grubunda olan, anestezi yöntemi olarak infraklavikuler brakiyal pleksus bloğu uygulanan ve açık redüksiyon internal fiksasyon (ARİF) operasyonu yapılan hastaların, çalışmanın büyük bölümünü oluşturduğu görüldü (Tablo 1).

Tablo 2’de blok uygulanan üst ekstremitede, algılanan ağrı düzeyinin zaman dilimlerine göre karşılaştırılması yer almaktadır. Buna göre, blok uygulanan üst ekstremitede, başlangıç zamanında (0. dakika) algılanan ağrı düzeyi ortalaması ile diğer zaman dilimleri arasında anlamlı fark saptandı (p<0,01).

On sekizinci saat hariç, 30. saate kadar olan zaman dilimlerinin tamamında algılanan ağrı düzeyi ortalaması ile bir önceki zaman dilimi ortalaması arasında istatiksel olarak anlamlı fark bulundu (p<0,01) (Tablo 2). On sekizinci saatte algılanan ağrı düzeyi ortalaması ile 30. saat ve sonrasında algılanan ağrı düzeyi ortalamaları arasında ise istatiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (Tablo 2).

Tablo 3’de blok uygulanan üst ekstremitede motor blok durumunun zaman dilimlerine göre karşılaştırılması yer almaktadır. Buna göre, blok uygulanan üst ekstremitede, başlangıç zamanında (0. dakika) ölçülen motor blok durumu (pozitif/negatif) ile 1. saat dışındaki tüm zaman dilimleri arasında istatiksel olarak anlamlı fark saptandı (p<0,01). Ayrıca 6. saatten 30. saate kadar ölçülen zaman aralıklarında, bir önceki motor blok durumu ile bir sonrasındaki zaman dilimi arasında, belirlenen motor blok varlığı açısından istatiksel olarak anlamlı fark saptandı (p<0,05) (Tablo 3).

Pinprick test sonuçları incelendiğinde blok uygulanan üst ekstremitede, başlangıç zamanında ölçülen Pinprick testi sonucu ile 1. ve 48. saat dışındaki tüm zaman dilimleri arasında anlamlı fark olduğu belirlendi (p<0,01) (Tablo 4). Ek olarak 6. saatten 30. saate kadar ölçülen zaman aralıklarında, bir önceki Pinprick testi sonucu ile bir sonraki zaman dilimi arasında ölçülen sonuç arasında istatiksel olarak anlamlı fark tespit edildi (p<0,01) (Tablo 4).

Tablo 5’te ASA sınıflaması ve blok türü ile ağrı duyusunun geri dönüş zamanı, motor bloğun negatifleşme ve pinprick testi sonucunun pozitifleşme zamanının karşılaştırılması yer almaktadır. Çalışmada blok türü ve motor bloğun negatifleşme zamanı arasında istatiksel olarak anlamlı fark bulundu (p=0,035). Buna göre, İK blok uygulanan hastalarda motor bloğun negatifleşme zamanının, İS ve SK blok uygulanan hastalara göre daha geç olduğu saptandı. Buna karşın ASA sınıflaması ve ağrı duyusunun geri dönüş zamanı arasında ise anlamlı fark bulunamadı (Tablo 5).

Sunulan çalışmada ağrı duyusunun ve motor bloğun geri dönüş zamanı ile Pinprick test sonucunun negatifleşme zamanı ve kullanılan bupivakain miktarı arasında pozitif yönde çok zayıf düzeyde anlamlı ilişki saptandı. Buna karşın motor bloğun geri dönüş zamanı ile Pinprick test sonucunun negatifleşme zamanı arasında pozitif yönde yüksek düzeyde anlamlı ilişki bulundu (Tablo 6).


TARTIŞMA

Bu çalışma, ortopedik üst extremite cerrahisinde anestezi amaçlı uygulanan brakiyal pleksus sinir bloklarının postoperatif ağrı skorlarına etkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirildi. Çalışmanın çıktıları, postoperatif dönemde ağrı duyusunun geri dönüş zamanının, uygulanan blok türüne göre farklılık gösterme durumunun belirlenmesini sağlayacaktır. Ek olarak klinik uygulamada postoperatif dönemde ağrı yönetimi konusunda uygulanacak blok türüne karar verme sürecinde klinisyenlere yol gösterici olacaktır.

Çalışmada blok uygulanan üst ekstremitede başlangıç zamanında (0. dakika) algılanan ağrı düzeyi ortalamasının özellikle ilk 24 saat içerisinde anlamlı olarak artış gösterdiği ancak VAS skorunun düşük olduğu saptandı (VAS<4). Ancak uygulanan blok türü ile ağrı duyusunun geri dönüş zamanı arasında anlamlı fark saptanmadı. Çalışmanın sonucunu destekler şekilde çeşitli parametreler açısından AKS blok ve midhumoral bloğun karşılaştırmalı olarak incelendiği bir çalışmada, zamana göre gruplar arasında algılanan ağrı düzeyi bakımından anlamlı farklılık olmadığı belirlenmiştir (10). Bu nedenle uygulanan blok türünün postoperatif dönemde algılanan ağrı düzeyindeki değişime ve ağrı duyusunun geri dönüş zamanına etki etmediği, blok türünün seçiminde etki süresi yerine operasyon bölgesinin ön planda değerlendirilmesi gerektiğini önermekteyiz.

Literatürde blok türüne göre motor bloğun pozitifleşme (başlama) ve yeniden negatifleşme (geri dönüş) zamanının farklılaştığı görülmektedir (11,12). Motor bloğun başlama zamanı ortalama 2,26-19,33 dakika arasında değişirken (11,13,14); motor bloğun yeniden negatifleşme süreleri ise ortalama 370-1050 dakika arasında değişmektedir (15,16). Sunulan çalışmada blok uygulanan üst ekstremitede, motor bloğun geri dönüş zamanının literatüre göre daha uzun olup 1080-1440 dakikalık zaman aralığında yoğunlaştığı saptandı.

Bu çalışmada İK blok uygulanan hastalarda motor blok negatifleşme zamanının, İS ve SK blok uygulanan hastalara göre daha uzun olduğu bulundu (Tablo 5). Literatür incelendiğinde, doğrudan bloklar arasında motor blok negatifleşme zamanının karşılaştırıldığı bir araştırmaya rastlanmamıştır. USG eşliğinde uygulanan SK ve İK bloklarda, blok başarısı ile bloğun başlama ve uygulama süresinin karşılaştırıldığı bir çalışmada, İK blok uygulanan grupta blok oluşma süresinin ortalama 12,5 dakika, SK blok uygulanan grupta ise ortalama 11,6 dakika olduğu bildirilmiştir (10). Yine Coşkun ve Mahli (17) yaptığı çalışmada, AKS grupta brakiyal pleksusa ait sinirlere ilişkin yeterli motor blok oranı % 92-100, SK grupta % 96-100, İS blok grubunda ise % 88 olarak bulunmuştur. Ayrıca motor blok yönünden, değerlendirilen tüm sinirlerde, ölçüm yapılan tüm zaman dilimlerinde, üç grup arasında anlamlı fark bulunmuştur.

Motor bloğun başlama ve geri dönüş süresi arasındaki farklılıklar kullanılan lokal anestezik ilaç türü, volümü, konsantrasyonu ve lokal anestezik ilaca ilave edilen adjuvanların yanı sıra uygulayıcının USG deneyimi, kullanılan motor durum değerlendirme skalalarının ve ‘başarı’ değerlendirme biçimlerinin farklı olmasına bağlı olabilir.

Yapılan bir çalışmada, ultrasonografi (USG) eşliğinde uygulanan SK ve İK blokların, blok başarısı, blok başlama zamanı ve blok uygulama süresi karşılaştırılmış, gruplar arasında motor bloğun oluşma süresi ve başarı durumlarının benzer; blok uygulama süresinin ise İK grupta, SK gruptan anlamlı derecede daha kısa olduğu saptanmıştır (18). Benzer şekilde, Koscielniak-Nielsen ve ark. (8) tarafından SK ve İK blok uygulanan hasta grupları arasında blok başarısı, başlangıcı ve etkinliğinin karşılaştırmalı olarak incelendiği çalışmada, İK blok uygulanan grubun ameliyata hazır oluş süresinin SK blok uygulanan gruba göre daha kısa olduğu bulunmuştur. Benzer şekilde, blok etkinliğinin İK blok uygulanan grupta daha üstün olduğu belirlenmiştir (8).

Literatürde duyusal bloğun oluşum süresi ile ilgili, blok türleri ve araştırmalar arasında farklı sonuçlar bildirilmiştir. (17,18). Bildirilen literatür verilerine dayanarak duyusal bloğun başlama zamanının ortalama 4,47-24 dakika arasında değişiklik gösterdiğini söyleyebiliriz (17,18). Sunulan çalışmada duyusal bloğun başlamasına yönelik kısa süreli hasta takibi yapılmaması nedeniyle literatüre katkı sağlanamadı. AKS, SK veya İS yaklaşım yoluyla gerçekleştirilen brakiyal pleksus bloklarında duyusal ve motor bloğun başlangıcı, kalitesi ve yayılımının karşılaştırıldığı bir çalışmada, AKS blok grubunda interkostobrakiyal sinir hariç olmak üzere brakiyal pleksusa ait sinirlere ilişkin yeterli duyusal blok oranı %100, SK blok grubunda duyusal blok oranı %96-100, İS blok grubunda ise %80-100 olarak bulunmuştur. Bunun yanı sıra, duyusal blok gelişimi yönünden değerlendirilen tüm sinirlerde, ölçüm yapılan tüm zaman dilimlerinde (3., 6., 9., 12., 15., 18., 30. dakika) üç grup arasında anlamlı fark saptanmıştır (17). Duyusal bloğu oluşturma süresi üzerine farklı araştırma sonuçlarının elde edilmesinin bireysel özellikler, kullanılan ilaca bağlı değişkenler ve blok türüyle ilişkili olduğunu düşünülmekteyiz.

Literatürde blok türüne göre duyusal bloğun geri dönüş zamanının karşılaştırıldığı bir araştırmaya rastlanmamıştır. Yapılan çalışmada ise uygulanan blok türünün duyusal bloğun ve ağrı duyusunun geri dönüş zamanı üzerinde etkili olmadığı saptandı. Literatürde duyusal bloğun yeniden negatifleşme süreleri ortalama 400-875 dakika arasında değişmektedir (17,18). Bu çalışmada ise blok uygulanan üst ekstremitede, duyusal bloğun geri dönüş zamanının literatüre göre daha uzun olup, 1080-1440 dakikalık zaman aralığında yoğunlaştığı görüldü. Bununla birlikte ağrı duyusunun geri dönüş süresindeki artışla, motor ve duyusal bloğun geri dönüş zamanı arasındaki artış ilişkilidir. Koltka ve ark. (12) tarafından, tek doz İS blokla, SK bloğun postoperatif analjezik etkinliğinin karşılaştırılması amacıyla yapılan çalışmada, İS blok uygulanan grubun 8., 12. ve 24. saatte ki algılanan ağrı düzeyinin, SK blok uygulan gruba göre daha düşük; 4. saatte ise SK blok grubunun algılanan ağrı düzeyinin İS blok grubuna göre daha düşük olduğu ancak gruplar arasında anlamlı farklılığa rastlanmadığı saptanmıştır. Tran ve ark. (6) tarafından SK, İK ve AKS blok türlerinin çeşitli değişkenler açısından karşılaştırılması amacıyla yaptıkları çalışmada, blok türüne göre algılanan ağrı skoru ortalamaları arasında anlamlı farklılık olmadığı bildirilmiştir. Ayrıca, İK ve SK bloklar arasındaki performans zamanı ve blok kalitesinin karşılaştırıldığı bir çalışmada, uygulanan blok türüne bağlı algılanan ağrı skoru ortalamaları arasında fark bulunmamıştır (19). Yapılan çalışmanın sonuçlarıda literatür ile benzer sonuçlar vermiştir. Ağrı duyusu ile motor ve duyusal bloğun geri dönüş zamanı arasındaki ilişkiler birbirini destekler niteliktedir. Özellikle blok başarısı ve süresinin değerlendirilmesinde kullanılan parametrelerde eş zamanlı değişimlerin meydana geldiği görülmektedir.

Çalışmada ağrı duyusunun geri dönüş zamanı ile kullanılan bupivakain miktarındaki artış ilişkili bulundu. Araştırmanın bulgularıyla paralel, Ceylan ve ark. (20) tarafından USG eşliğinde düşük ve yüksek lokal anestezik volümü uygulanan AKS brakiyal pleksus bloğunda hemodinami, ağrı palpasyonu ve anestezi kalitesinin karşılaştırılması amacıyla retrospektif olarak yapılan çalışmada, düşük volüm anestezik uygulanan hasta grubunda, duyusal ve motor blok süresi, ilk analjezik gereksinim zamanı ve blok başarısının, yüksek volüm uygulanan hasta grubuna göre anlamlı olarak azaldığı belirlenmiştir. Kullanılan bupivakain miktarına bağlı artan etki süresi, postoperatif dönemde ağrı duyusunun geri dönüş zamanının uzamasına da neden olabilir.


Çalışmanın Kısıtlılıkları

Çalışmamızın ana kısıtlılığı, retrospektif olması ve tek merkezin tecrübesine dayanılarak gerçekleştirilmiş olmasıdır. İncelenen popülasyon, genel popülasyonu temsil etmeyebilen, tek bir merkezde brakiyal pleksus bloğu uygulanan hastalarla sınırlıydı. Gözlemsel bir çalışma olarak, sonuçlarımız veri toplama ve dokümantasyondaki olası hatalarla sınırlı olabilir. Yaş, tek doz kullanılan ilaç miktarı ve operasyon türü gibi çeşitli özelliklerin kontrol altına alınamamasına bağlı olduğu düşünülmektedir. Retrospektif çalışma olması nedeniyle uygulanan blok türlerinin sayısı ve yaş, ASA grubu, uygulanan lokal anestezik miktarı gibi değişkenlerde dengelenememiştir.


SONUÇ

Çalışmada ortopedik üst extremite cerrahisinde anestezi amaçlı uygulanan brakial pleksus sinir blok türünün, postoperatif ağrı skorları ile duyusal ve motor bloğun geri dönüş zamanı üzerinde etkili olmadığı bulunmuştur. Elde ettiğimiz veriler, prospektif ve daha büyük örneklemli, uygulanan blok türlerinin ve diğer değişkenlerin dengelendiği multisentrik randomize kontrollü çalışmalarla teyit edilmelidir.

Etik

Etik Kurul Onayı: Araştırmaya başlamadan önce, etik kurul onayı Sağlık Bilimleri Ünversitesi, İstanbul Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulu’ndan (04.12.201/2018-456) alınmıştır.

Hasta Onayı: Katılımcılar, veri toplamaya başlamadan önce araştırma hakkında bilgilendirilmiş olup sözlü ve yazılı onamları alınmıştır.

Hakem Değerlendirmesi: Editörler kurulu tarafından değerlendirilmiştir.

Yazarlık Katkıları

Tasarım: G.S., Y.P., M.S.S., H.Ç., E.K.T., Z.Ç., İ.B., Dizayn: G.S., Y.P., M.S.S., H.Ç., E.K.T., Z.Ç., İ.B., Veri Toplama ve Analiz; G.S., Y.P., M.S.S., H.Ç., E.K.T., Z.Ç., İ.B., Yazan; G.S., Y.P., M.S.S., H.Ç., E.K.T., Z.Ç., İ.B.

Çıkar Çatışması: Yazarlar çıkar çatışması beyan etmemişlerdir.

Finansal Destek: Yazarlar finansal destek beyan etmemişlerdir.


Resimler

  1. Gürkan Y. Brakial pleksus blokları. Turkiye Klinikleri Journal of Anesthesiology Reanimation Special Topics 2015;8:59-66.
  2. Özyalçın SN, Erdine S. Üst Ekstremite Somatik Blokları. Rejyonel Anestezi. İstanbul: Nobel Tıp Kitabevi, 2005.
  3. Çelik F, Tüfek A, Yıldırım ZB, Tokgöz O, Karaman H, Alemdar C, et al. Üst ekstremite cerrahisinde uygulanan brakial pleksus sinir bloğu deneyimlerimiz. Dicle Medical Journal/Dicle Tip Dergisi 2012;39:31-4.
  4. Hadzic A. Periferik Sinir Blokları ve Ultrason Eşliğinde Rejyonal Anestezi için Anatomi. Kurt E, çeviri editörü. 1. Baskı. Ankara: Güneş Tıp Kitabevi; 2013;p.377.
  5. Tapar H, Süren M, Kaya Z, Arıcı S, Karaman S, Kahveci M. Üst ekstremite periferik blok anestezisi ve komplikasyonları. Çağdaş Tıp Dergisi 2012;2:195-200.
  6. Tran DQ., Muñoz L, Zaouter, C, Russo, G, Finlayson, RJ. A prospective, randomized comparison between single-and double-injection ultrasound-guided infraclavicular brachial plexus block. Reg Anesth Pain Med 2010;35:16-21.
  7. Fredrickson MJ, Patel A, Young S, Chinchanwala S. Speed of onset of ‘corner pocket supraclavicular’and infraclavicular ultrasound guided brachial plexus block: a randomised observer‐blinded comparison. Anaesthesia 2009;64:738-44.
  8. Koscielniak‐Nielsen ZJ, Frederiksen, BS, Rasmussen H, Hesselbjerg L. A comparison of ultrasound‐guided supraclavicular and infraclavicular blocks for upper extremity surgery. Acta Anaesthesiol Scand 2009;53:620-6.
  9. Eren G , Altun E, Pektas Y, Polat Y, Cetingok H, Demir G. To what extent can local anesthetics be reduced for infraclavicular block with ultrasound guidance?. Anaesthesist 2014;63:760-5.
  10. Keske A. İki farklı pleksus bloğu tekniğinin karşılaştırılması. Yayınlanmış Uzmanlık Tezi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Kliniği, Ankara, 2017.
  11. Piangatelli C, De CA, Pecora L, Recanatini F, Cerchiara P, Testasecca D. Levobupivacaine and ropivacaine in the infraclavicular brachial plexus block. Minerva Anestesiologica 2006;72:217-21.
  12. Koltka K, Yenigün Y, Küçükgöncü S, Özkan-Seyhan T, Şentürk M. Ön kol cerrahisinde infraklaviküler ve korakoid yaklaşımların karşılaştırılması. Ağrı 2013;25;101-7.
  13. Özgür M, Hasde A, Köseoğlu A. Üst ekstremite periferik arter yaralanmalarında ultrason eşliğinde supraklavikuler blok; hızlı, kolay ve güvenilir bir anestezi yaklaşımı. Çağdaş Tıp Dergisi 2015;5:1-5.
  14. Candan İ. Üst ekstremite cerrahilerinde, usg eşliğinde uygulanan İnfraklaviküler bloğun, perfüzyon indeksi üzerine etkilerinin değerlendirilmesi. Yayınlanmış Uzmanlık Tezi, Cumhuriyet Üniversitesi , Tıp Fakültesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı, Sivas, 2016.
  15. Cox CR, Checketts MR, Mackenzie N, Scott NB, Bannister J. Comparison of S (-)-bupivacaine with racemic (RS)-bupivacaine in supraclavicular brachial plexus block. Br J Anaesth 1998;80:594-8.
  16. Pürcü Ö, Yavaşcaoğlu B, Kaya FN, Gurbet A, Türkcan S, Orhan G. Pregabalinin aksiller blok sonrası analjeziye etkisi. Turk J Anaesthesiol Reanim 2013;41:18-23.
  17. Coşkun D, Mahli A. The extent of blockade following axillary, supraclavicular, and interscalene approaches of brachial plexus block. Turkish Journal of Medical Sciences 2011;41:623-31. doi:10.3906/sag-1008-1091.
  18. Gürkan Y, Hoşten T, Tekin M, Acar S, Solak M, Toker K. Brakiyal pleksus bloğunda ultrason eşliğinde supraklavikuler ve infraklavikuler yaklaşımın karşılaştırılması. Ağrı 2012;24:159-64.
  19. Arcand G, Williams SR, Chouinard P, Boudreault D, Harris P, Ruel M, et al. Ultrasound-guided infraclavicular versus supraclavicular block. Anesth Analg 2005;101:886-90.
  20. Ceylan BG, Başaran C, Yağlı MA, Yıldırım MK, Eroğlu F, Altuntaş SH. Yüksek ve düşük volüm lokal anestetik ajan uygulamalarının ultrasonografi eşliğinde gerçekleştirilen aksiller brakiyal pleksus bloğunda etkilerinin retrospektif olarak karşılaştırılması. Turkiye Klinikleri J Anest Reanim 2016;14:33-8.