Araştırma

Meme Kanserli Hastalarda Üst Ekstremite Sorunları ve Yaşam Kalitesi

10.4274/BTDMJB.galenos.2018.20180110090353

  • Emel Yılmaz
  • Teoman Coşkun

Gönderim Tarihi: 10.01.2018 Kabul Tarihi: 24.10.2018 Med J Bakirkoy 2019;15(1):29-37

Amaç:

Araştırma meme cerrahisi ve aksiller diseksiyon yapılan meme kanserli hastalarda üst ekstremite sorunları ve yaşam kalitesinin belirlenmesi amacıyla yapıldı.

Yöntemler:

Tanımlayıcı-kesitsel türdeki bu araştırmaya Türkiye’nin Batı bölgesindeki bir üniversite hastanesine 01.01.2015-01.01.2016 tarihleri arasında polikliniğe başvuran ve daha önce meme kanseri nedeni ile ameliyat yapılmış 64 hasta dahil edildi. Veriler kişisel bilgi formu, Omuz Ağrı ve Disabilite İndeksi (SPADI), Kısa Kol, Omuz ve El Sorunları Anketi (Q-DASH), EORTC QLQ-BR23 ve SF-36 kullanılarak toplandı. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, ki kare testi, Mann Whitney U testi, Kruskall Wallis testi ve Spearman korelasyon analizi kullanıldı.

Bulgular:

Araştırma grubunun yaş ortalaması 52.36±12.25 yıldır. Hastaların %54.7’sine modifiye radikal mastektomi ve aksiler diseksiyon uygulandığı, ameliyattan sonra ortalama 11.27±10.00 ay geçtiği saptandı. Grubun %53.1’inde etkilenen kolda omuz ağrısı, %51.6’sının omuzda kısıtlılığı olduğu ve %21.9’unda lenfödem geliştiği belirlendi. Hastaların SPADI ve Q-DASH ölçeklerinden düşük, SF-36 fiziksel ve mental özet skorlarından ortalamanın altında puan aldıkları bulundu. EORTC QLQ-BR23 fonksiyonel durum ve semptom alt boyutundan düşük puan aldıkları belirlendi.

Sonuç:

Hastaların yaşam kalitelerinin düşük, fonksiyonel durumlarının kötü ve kansere bağlı semptomlarının daha az olduğu görüldü. Ameliyat öncesi ve sonrası multidisipliner bir ekip ile çalışılması oluşabilecek komplikasyonların önlenmesi ve yaşam kalitelerinin arttırılmasına yardımcı olacaktır.

Anahtar Kelimeler: Meme kanseri, ekstremite problemleri, yaşam kalitesi

GİRİŞ

Meme kanseri kadınlarda en sık rastlanan neoplazi türlerinden olup, kadınlarda görülen kanserlerin %18’ini, kansere bağlı ölümlerin ise %9’unu oluşturmaktadır (1,2). Tedavide yapılan cerrahi işlem, ameliyat sonrasında uygulanan kemoterapi ve radyoterapi uygulamaları hastanın yaşam süresini uzatırken yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu durum tedaviye bağlı uzun dönem komplikasyonlarını da artırmaktadır. Meme kanseri tedavisinden sonra hastalarda sık olarak ortaya çıkan ve yaşamı sınırlayan komplikasyonlar üst ekstremite fonksiyonları ile ilişkili omuz disfonksiyonu, üst ekstremite kas gücü zayıflığı ve lenfödemdir (3-6).

Lenfödem hastalarda hemen oluşabileceği gibi, aylar ya da yıllar sonra da gelişebilmektedir. Literatürde lenfödem insidansı tanı kriterlerinin ve tedavi seçeneklerinin farklılığı nedeniyle %5-%39 gibi geniş bir aralıkta belirtilmiştir (7). Lenfödem birden çok sorunu beraberinde getiren ve bireyin hayatını zorlaştırabilen kronik bir durumdur. Buna bağlı olarak fonksiyonel kayıplar, kozmetik deformiteler ve psikolojik bozukluklar oluşabilir (8). Voogd ve ark. (9) lenfödemi olan kadınların en çok fiziksel problemler yaşadıklarını bildirmiştir. Isaksson ve Feuk (10) lenfödemin ortaya çıkmasından sonra ilk altı ayda kadınların en sık ağrı, birkaç yıl sonrada kolda hissedilen uyuşukluğa bağlı zorluk yaşadıklarını belirtmiştir. Bosompra ve ark. (11) lenfödem gelişen kadınların %13-%15’inin ağrı, %35’inin ödem, %36’sının elinde uyuşukluk, %1- %4’ünün abdüksiyon ve fleksiyon hareketindeki sorunlar nedeni ile günlük yaşam aktivitelerinde zorlandıklarını saptamıştır. Lenfödem kadınların ev, sosyal, iş ve cinsel yaşantılarını olumsuz yönde etkilediği için yaşam kalitelerini de düşürmektedir (12-16). Beaulac ve ark. (13) yaşam kalitesini lenfödem gelişen kadınlarda gelişmeyenlere göre daha düşük bulmuştur. Başka bir çalışmada da lenfödemin bireylerin yaşam biçimlerini ve fonksiyonlarını olumsuz yönde etkilediği, yaşadıkları fiziksel ve psiko-sosyal sorunlar nedeniyle yaşam kalitelerini düşürdüğü belirtilmiştir (15). Yapılan diğer çalışmalarda da lenfödemin yaşam kalitesini azalttığı bildirilmiştir (17,18).

Literatürde kadınların çoğunun lenfödem gelişmeden önce lenfödem hakkında bilgi sahibi olmadıkları ve lenfödem belirtilerini fark edemedikleri gösterilmiştir (19,20). Meme kanseri nedeniyle ameliyat olan hastalara lenfödem oluşumu, belirtileri, risk faktörleri, önleyici tutum ve davranışlar, lenfödem oluştuktan sonraki süreçte yapılacaklar hakkında bilgilendirmenin lenfödem oluşum sıklığının azaltılmasında ve hastanın yaşam kalitesinin yükseltilmesinde yararlı olabilir. Bu çalışmada meme cerrahisi ve aksiller diseksiyon yapılan meme kanserli hastalarda üst ekstremite sorunlarının yaşam kalitesine etkisini belirlemek amaçlandı.


YÖNTEM

Araştırmanın Tipi

Çalışma tanımlayıcı ve kesitsel olarak yapıldı. Referans no: 22.10.2014-20478486-346 ile onay alındı.

Araştırmanın Yeri ve Süresi

Bu araştırma 01.01.2015-01.01.2016 tarihleri arasında Türkiye’nin batı bölgesindeki bir üniversite hastanesinin genel cerrahi kliniğine meme kanseri tanısı ile başvuran ameliyat yapılan hastalar ile gerçekleştirildi.

Araştırmanın Evreni ve Örneklemi

Araştırmanın örnek büyüklüğü çalışmanın yapıldığı hastanede önceki yıl (bir yıllık dönemde) yapılan meme kanseri ameliyatı (n=50) referans alınarak hesaplandı. Buna göre %95 güven aralığı, %25 görülme sıklığı ve %5 sapma ile en küçük örnek büyüklüğü 43 olarak hesaplandı.

Araştırmaya 01.01.2015-01.01.2016 tarihleri arasında genel cerrahi kliniğine başvuran ve araştırma krtiterlerine uyan 64 hasta dahil edildi.

Araştırmaya Dahil Edilme Kriterleri

Araştırmaya meme kanseri nedeni ile ameliyat (modifiye radikal mastektomi veya meme koruyucu cerrahi-lumpektomi) ve aksiller diseksiyon yapılmış, ameliyattan sonra en az üç ay geçmiş fakat 24. ayını tamamlamamış, hastalık evresi 1-3 arasında olan, polikliniğe başvuran hastalar alındı. İleri evrede, nüks, bilateral ve multisentrik meme kanseri olan ya da etkilenen kolda daha önce herhangi bir sorun hastalar calışmaya alınmadı.

Veri Toplama Araçları

Araştırma verileri; kişisel bilgi formu, omuz ağrı ve disabilite indeksi (SPADI), kol omuz ve el sorunları hızlı anket (Quick-DASH), European organization for research and treatment of cancer (EORTC) quality of life questionnaire (QLQ) -BR23 ve SF-36 kullanılarak toplandı.

Kişisel Bilgi Formu: Bu formda hastaların sosyo-demografik özellikleri, meme kanseri evresi, yapılan ameliyat türü ve tedaviye yönelik bilgiler yer almaktadır.

Omuz Ağrı ve Disabilite İndeksi (SPADI)

İki bölüm ve toplam 13 sorudan oluşan bir ölçektir. Günlük yaşam aktiviteleri sırasındaki omuz ağrısı ile ilgili 5 soru ağrı alt boyutu, günlük yaşam aktivitelerinde zorlanma ile ilgili 8 soru ise disabilite alt boyutu oluşmaktadır. Cevaplar 0-100 mm’lik Visual Analog Skala’da işaretlenmektedir. İki bölümden elde edilen skorlar toplanarak toplam puan elde edilmektedir. Yüksek puanlar ağrı ve omuz fonksiyonlarının bozulduğunu göstermektedir. Ölçeğin Türkçe geçerliliği ve güvenirliliği yapılmıştır (21).

Kısa Kol, Omuz ve El Sorunları Anketi (Q-DASH)

Üst ekstremite sorunu yaşayanlarda fiziksel fonksiyon ve semptomları değerlendiren bir ankettir. Bu ankette hastalara günlük yaşam aktivitelerindeki zorluk, iş ve sosyal hayatta kısıtlama ve ağrı 11 soru ile değerlendirilmektedir. Her bir madde 5’li Likert (1-5) olarak puanlanmaktadır. Anketten en yüksek 100 puan alınmaktadır. Puan artışı özürlülükte artışı göstermektedir (22,23).

EORTC QLQ-BR23

Hastalık belirtilerini, tedavinin yan etkilerini değerlendiren 23 sorudan oluşmaktadır. Fonksiyonel (Beden imajı, gelecek beklentisi, cinsel işlev ve cinsel haz) ve semptomlar (sistemik tedavi (ST) yan etkileri, memeye bağlı sorunlar, kola bağlı sorunlar ve saç dökülme kaygısı) olmak üzere 2 alt boyuttan oluşmaktadır. Fonksiyonel boyut puanlarının yüksekliği yüksek yaşam kalitesini göstermektedir. Semptomlar boyutundan yüksek puan alınması yaşam kalitesinin düşüklüğünü, düşük puanlar ise yüksek yaşam kalitesinin göstergesidir (24,25).

SF-36

Ware ve Sherbourne (26) tarafından geliştirilmiş, Koçyiğit ve ark. (27) (1999) tarafından geçerliliği ve güvenilirliği yapılan bir yaşam kalitesi ölçeğidir. Ölçek 36 madde ve fiziksel fonksiyon, sosyal fonksiyon, fiziksel sorunlara bağlı rol kısıtlılıkları, emosyonel sorunlara bağlı rol kısıtlılıkları, mental sağlık, enerji/vitalite, ağrı, sağlığın genel algılanması olmak üzere 8 alt boyutu içermektedir. Fiziksel ve mental sağlık özet skorları SF-36’nın alt boyutlarını içeren soruların puanları toplanarak elde edilir. Alt boyutlar sağlığı 0 (en kötü) ile 100 (en iyi) arasında değerlendirmektedir (27).

Lenfödem Değerlendirmesi

Ameliyat sonrası ön kol ve kolda yapılan ölçümler ile etkilenen ve etkilenmeyen üst ekstremiteler arasındaki ölçüm farkları değerlendirildi. El bileği 10 cm üstü, dirseğin 10 cm üstü ve dirseğin 10 cm altı mezure ile ölçülerek çevresel ölçümler gerçekleştirildi ve cm olarak kayıt edildi. Etkilenen ve etkilenmeyen her iki üst ektremite de ölçüldü. Baskın olan ve olmayan ekstremiteler arasındaki 1,5 cm’ye kadar olan farklar doğal farklılık olarak kabul edilerek değerlendirilmedi. Lenfödem şiddeti Amerikan Fizyoterapi Derneği’nin kabul ettiği değerlere göre belirlendi. Ekstremiteler arasındaki fark 3 cm’den azsa hafif, 3-5 cm ise orta, 5 cm’nin üstünde ise şiddetli lenfödem olarak kabul edildi (28).

Veriler poliklinik kontrolü sırasında yüz yüze görüşme yöntemi ile toplandı. Hastalardaki endişeleri gidermek için araştırmacılar ile birlikte anketler dolduruldu. Bazı hastalara sorular yüksek sesle okundu ve araştırmacılar tarafından işaretlendi. Mahremiyeti sağlamak için anket formları ayrı bir odadada uygulandı ve hasta isimleri kaydedilmedi. Anket formları yaklaşık 20-25 dakikada toplandı. Araştırma öncesinde yerel etik komitesinden onam, ayrıca araştırma öncesinde hastalar bilgilendirilerek yazılı ve sözlü onamları alındı.

İstatistiksel Analiz

Verilerin analizi SPSS 15.0 programında yapıldı. Verilerin normal dağılım gösterip göstermedikleri Shapiro Wilk testi ile incelendi. Değişkenlerin normal dağılmadıkları belirlendi ve analizlerde non-parametrik testlerden yararlanıldı. Sürekli değişkenlere ait tanımlayıcı istatistiklerde ortalama ve standart sapma (minimum-maksimum), ya da medyan [Çeyrekler arası aralık- (ÇAA)], kategorik verilere ait tanımlayıcı istatistiklerde ise sayı ve yüzde kullanıldı. Çözümleyici bulgular ki-kare testi, Mann Whitney U testi, Kruskall Wallis testi, Spearman korelasyon analizi ile değerlendirildi. Anlamlılık p<0,05 düzeyinde kabul edildi.


BULGULAR

Hastaların sosyo-demografik özellikleri Tablo 1’de gösterildi. Yaş ortalamasının 52,36±12,25 yıl ve beden kitle indeksi (BKİ) ortalamasının 29,20±5,23 kg/m2 olduğu saptandı. Araştırma grubunun %82,8’inin evli, %79,7’sinin ilkokul mezunu, %87,5’inin ev hanımı olduğu ve %65,5’inin hiç sigara içmediği belirlendi.      

Araştırmaya katılan hastaların %82,8’inin çocuk sahibi olduğu, %51,6’sının emzirdiği, %14,1’inin ailesinde meme kanseri öyküsünün bulunduğu saptandı. Araştırma grubunun %59,4’ünün sağ meme kanseri ve %68,8’sinin evre II’de olduğu belirlendi. Hastaların %54,7’sine modifiye radikal mastektomi ve aksiler diseksiyon uygulandığı, ameliyattan sonra ortalama 11,27±10,00 ay geçtiği ve %54,7’sine ameliyattan sonra radyoterapi+kemoterapi+hormon tedavisi uygulandığı tespit edildi. Grubun %82,8’inin dominant elinin sağ olduğu, %56,3’ünün düzenli kol egzersizi yaptığı, %53,1’inde etkilenen kolda omuz ağrısı ve %51,6’sının omuzda kısıtlılığı olduğu saptandı. Ameliyattan sonra hastaların %21,9’unda lenfödem geliştiği, lenfödem gelişme süre ortalamasının 5,92±6,22 ay olduğu, %95,3’ünün lenfödem hakkında bilgi aldığı ve %12,5’inin lenfödem tedavisi aldığı belirlendi (Tablo 2).

Araştırmaya katılan hastaların etkilenen kol ve sağlam kolu ile ilgili yapılan ölçümler Tablo 3’te gösterildi. Hastaların 14’ünde lenfödem oluştu. Hastaların yarıdan fazlasında hafif, daha az kısmında ise şiddetli lenfödem oluştuğu saptandı. El bileği ve dirseğin 10 cm üstü ve 10 cm altında hafif şiddette daha fazla lenfödem oluştuğu görüldü (Tablo 3).

Hastaların SPADI ve Q-DASH ölçeklerinden düşük, SF-36 fiziksel ve mental özet skorlarından ortalamanın altında puan aldıkları saptandı. EORTC QLQ-BR23 fonksiyonel durum ve semptomlar alt boyutundan düşük puan aldıkları belirlendi. Araştırma grubunun omuz ağrı, disabilite sorunları az ve yaşam kaliteleri düşük olarak değerlendirildi. Hastaların fonksiyonel durumlarının kötü ve kansere bağlı semptomlarının az olduğu görüldü (Tablo 4).

Lenfödem varlığı ve yapılan ameliyat türü ile SPADI, Q-DASH, EORTC QLQ-BR23 ve SF-36 fiziksel ve mental özet skorları arasında yapılan karşılaştırmalarda istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Ayrıca lenfödem varlığı ile BKİ ve aktif kullanılan el arasında anlamlı fark belirlenmedi (p>0,05).

Ölçekler arasındaki ilişki incelendiğinde; SPADI toplam puan ile Q-DASH arasında pozitif yönlü orta düzey, SF-36 fiziksel özet skor arasında negatif yönde orta düzey ve mental özet skor arasında negatif yönlü düşük düzey korelasyon ilişkisi belirlendi (p<0,01). Hastaların omuz ağrıları ve disabiliteleri arttıkça omuz ve kol sorunları da artmakta ancak yaşam kaliteleri azalmaktadır. SPADI toplam puanı ile EORTC QLQ-BR23 alt boyutlarından vücut imajı, gelecek beklentisi, memeye ait sorunlar ve saç dökülme kaygısı arasında pozitif yönde düşük düzey, ST yan etkileri ve kola bağlı sorunlar arasında pozitif yönde orta düzey korelasyon illişkisi saptandı (p<0,01). Hastaların omuz ağrıları ve disabiliteleri arttıkça meme kanseri semptomları ile yaşam kalitesi azalmaktadır (Tablo 5).

Q-DASH ile SF-36 fiziksel ve mental özet skor arasında negatif önlü orta düzey korelasyon ilişkisi belirlendi (p<0,01). Q-DASH ile EORTC QLQ- BR23 alt boyutlarından vücut imajı, ST yan etkileri arasında pozitif yönde orta düzey, gelecek beklentisi, memeye ait sorunlar ve saç dökülme kaygısı arasında pozitif yönde düşük düzey korelasyon ilişkisi saptandı (p<0,01). Hastaların kol, omuz ve el sorunları arttıkça genel ve meme kanserine bağlı yaşam kaliteleri azalmaktadır (Tablo 5).

SF-36 fiziksel özet skor ile EORTC QLQ-BR23 alt boyutlarından vücut imajı ve kola bağlı sorunlar alt boyutu arasında negatif yönde orta düzey, gelecek beklentisi, sistemik tedavinin yan etkileri ve saç dökülme kaygısı arasında negatif yönde düşük (p<0,01) ve memeye bağlı sorunlar arasında negatif yönde zayıf korelasyon ilişkisi saptandı (p<0,05). Hastaların kansere bağlı yaşam kaliteleri genel yaşam kalitelerini de azaltmaktadır (Tablo 5).

SF-36 mental özet skor ile EORTC QLQ- BR23 alt boyutlarından vücut imajı arasında negatif yönde orta düzey, gelecek beklentisi, ST yan etkileri, memeye bağlı sorunlar ve kola bağlı sorunlar arasında negatif yönde düşük (p<0,01) ve saç dökülme kaygısı arasında negatif yönde zayıf korelasyon ilişkisi saptandı (p<0,05).

SF-36 mental özet skor puanları arttıkça EORTC QLQ- BR23 alt boyut puanları azalmakta başka bir ifade ile kanser ile ilişkili yaşam kaliteleri artmaktadır (Tablo 5).


TARTIŞMA

Meme kanseri ameliyatı sonrası oluşan üst ekstremite sorunları günlük yaşam aktivitelerinde yaşanan zorluklara bağlı olarak yaşam kalitesini de olumsuz yönde etkilemektedir. Üst ekstremite sorunlardan en önemlisi lenfödemdir (13,29). Bu çalışmada meme cerrahisi ve aksiller diseksiyon yapılan meme kanserli hastalarda ekstremite sorunları ve yaşam kalitesi değerlendirildi.

Meme kanseri tedavisini takip eden sürede hastalarda günlük yaşamı etkileyen ve sık olarak ortaya çıkan sorunlar üst ekstremite fonksiyonlarına bağlı olanlardır (30). Yapılan bir çalışmada kol ve omuz kısıtlılığının ameliyat sonrası yapılan tedavi ve tanılamaya göre değişmekle beraber %10-70 arasında olduğu saptanmıştır (31). Literatürde ameliyattan sonra 6 ay ile 3 yıllık dönemde hastaların %10-%60’ında en az bir üst ektremite sorunu (ağrı, uyuşma, karıncalanma, sertlik, ödem, güçsüzlük, eklem açıklığında azalma) ile karşılaştığı bildirilmiştir (32). Karki ve ark.’nın (33) çalışmasında meme koruyucu cerrahi ve modifiye radikal mastektomi yapılan hastalarda ameliyatan 12 ay sonra %40,6’sında boyun ve omuz ağrısı, %36,5’sında koltuk altı bölgesinde gerginlik, %22,9’unda omuz hareket kısıtlılığı, %26,0’ında üst ekstermitede ödem, %17,7’sinde kolda güçsüzlük ve %32,3’ünde uyuşma görülmüştür. Meme kanserli 485 hastanın izlendiği diğer bir çalışmada üst ekstremite sorunlarının %25 oranında olduğu belirtilmiştir (34). Otuz iki çalışmanın incelendiği bir meta analizde ameliyattan 5-56 ay arasında kol ağrısı prevelansı %9-68 arasında bulunmuştur (35). Yapılan diğer bir çalışmada ameliyat olan tarafta omuz eklem hareket kısıtlılığının %35 oranında görüldüğü saptanmıştır (36). Özçınar ve ark. (37) ameliyattan sonra erken dönemde hastalarda ağrı, omuz hareketlerinde sınırlılık ve fonksiyonel kapasitede azalma olduğunu belirtmişlerdir. Bu çalışmada hastalarda omuzda ağrı (%53,1), kısıtlılık (51,6), güçsüzlük (%28,1) ve uyuşma (%15,6) literatüre yakın oranlarda belirlenmiştir.

Çalışmada lenfödem oluşma süresi 5,92±6,22 ay ve lenfödem gelişme oranı %21,9 olarak bulundu. Literatürde lenfödemin ameliyat sonrası ilk yıllarda daha fazla geliştiği saptanmıştır (38-40). Uğur ve ark. (40) ameliyat sonrası ilk altı ayda lenfödem oranını %36, Clark ve ark. (39) ameliyattan üç yıl sonra %20,7 ve Hayes ve ark. (32) ameliyattan 6-18 ay sonra bu oranı %33 olarak belirtilmiştir. Özçınar ve ark. (37) ameliyattan 9-12 ay sonra lenfödem oranını %24,8 olarak bildirmişlerdir. Araştırma bulguları literatüre yakındır.

Araştırmada lenfödemi olan ve modifiye radikal mastektomi yapılan hastalarda EORTC QLQ-BR23 ve SF-36 fiziksel özet skorları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamasına rağmen ölçek puanları daha düşük bulundu. Ahmed ve ark. (15) meme kanseri ameliyatı sonrası 1287 kadını inceledikleri çalışmada lenfödemi, kol ve omuz şikayetleri olan kadınların fiziksel özet skorlarını daha düşük bulmuştur. Kwan ve ark. (12) meme kanseri tedavisi sonrasında oluşan lenfödem, omuz hareketlerinde kısıtlılık ve ağrı yaşayan hastaların yaşam kalitesi ölçeğinin fiziksel, sosyal ve ağrı alt boyut puanlarının herhangi bir sorunu olmayan hastalardan daha kötü olduğunu belirtmiştir. Çin’de yapılan bir çalışmada lenfödemin kol fonksiyonlarını önemli derecede azalttığı ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilediği belirtilmiştir (41). Soran ve ark.’nın (42) çalışmasında meme ameliyatından 12 ay sonra lenfödem oluşan hastaların yaşam kalitesinin oluşmayanlara göre daha düşük olduğu saptanmıştır. Benzer olarak diğer bir çalışmada modifiye radikal mastektomi ve lumbektomi yapılan ve lenfödem gelişen hastalarda yaşam kalitesi ölçeğinin ruhsal ve bedensel alt boyut puanlarının düşük olduğu belirlenmiştir (16). Lenfödemi olan kadınlarda yaşam kalitesinin düşük olduğu yapılan başka çalışmalarda da gösterilmiştir (13,41). Ameliyat sonrası etkilenen kolda oluşan lenfödem ve diğer kola bağlı sorunlar (ağrı, kısıtlılık, güçsüzlük vb) nedeni ile hastaların günlük yaşam aktiviteleri etkilenmekte, başkalarına olan bağımlılık arttığı için fiziksel, psikolojik, sosyal sorunlar ortaya çıkmakta ve sonuçta bireylerin yaşam kalitesi azalmaktadır.

Bu çalışmada hastaların EORTC QLQ-BR23 ölçeği fonksiyonel durum bölümünden en yüksek gelecek beklentisi ve en düşük cinsel işlev; semptomlar bölümünden ise en yüksek memeye bağlı sorunlar, en düşük ise sistemik tedaviye bağlı sorunlar alt boyutlarından puan aldıkları saptandı. Nepal’de yapılan bir çalışmada hastaların en yüksek cinsel işlev, en düşük puanı ise saç dökülme kaygısı alt boyutlarından aldığı belirlenmiştir (43). Suudi Arabistan’da yapılan diğer bir çalışmada ise bizim çalışmamıza benzer olarak hastaların en yüksek gelecek beklentisi, en düşük cinsel haz alt boyutlarından puan aldıkları bildirilmiştir (44). Ameliyat sonrası alınan kemoterapi ve radyoterapi hastaların yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilediği için sistemik tedaviye bağlı sorunlar alt boyutundan düşük puan aldığı düşünülmektedir. Ayrıca cinsellik ile ilgili alt boyutundan düşük puan alınması islam dininin yaygın olduğu her iki toplum kadınlarının kültürel ve sosyal özelliklerinden dolayı cinselliği tabu olarak görmeleri ve cinsel yaşamlarını mahrem kabul etmeleri nedeniyle ölçekteki cinsellikle ilgili sorulara gerçekçi cevap vermemesi ile açıklanabilir.

Araştırmada Q-DASH ve SPADI toplam puanı ile lenfödem varlığı arasında anlamlı fark saptanmamasına karşın, lenfödemi olan hastalarda ölçek puanları daha yüksek bulundu. Ölçek puanlarının yüksek olması omuz fonksiyonlarının daha kötü olduğunu göstermektedir. Bu çalışmaya benzer olarak yapılan diğer çalışmalarda da meme kanseri tedavisinden sonra lenfödem gelişen hastalarda SPADI puanlarının daha yüksek olduğu başka bir ifade ile omuz fonksiyonlarının daha kötü olduğu belirtilmiştir (45,46). Çalışmada Q-DASH ve SPADI puanlarının artmasının hastaların yaşam kalitesini düşürdüğü belirlendi. Benzer olarak Torres-Lacomba ve ark.’nın (47) çalışmasında da kol kısıtlılığının yaşam kalitesini düşürdüğü saptanmıştır. Bireylerin günlük yaşam aktivitelerinde etkilenen kolu kullanmada kısıtlılık yaşamaları, başkalarından yardım alması, kendisini sınırlanmış ve bağımlı hissetmelerine bağlı yaşam kalitelerinin olumsuz etkilendiği düşünülmektedir.

ÇALIŞMANIN KISITLILIKLARI

Araştırma örneklemini meme ameliyatı sonrası araştırmanın yapıldığı hastaneye başvuran bireyler oluşturmuştur. Bu nedenle araştırmadan elde edilen sonuçlar araştırmaya dahil edilen hastaları temsil ettiğinden sadece bu örneklem grubundaki özellikleri taşıyan hastalara genellenebilir. Hastaların ameliyat öncesi değerlendirilmemiş olması ve ameliyat sonrası uzun dönem takip yapılamaması da sınırlılık oluşturabilir. Ayrıca araştırma verilerinde anket formlarının yüz yüze görüşme yöntemi ile toplanması nedeniyle verilerin güvenirliği görüşmecilerin verdiği yanıtlar ile sınırlıdır.


SONUÇ

Araştırma sonucunda hastaların %21,9’unda lenfödem oluştuğu, yarıdan fazlasının omuzda ağrı ve kısıtlılık yaşadığı ancak Q-DASH ve SPADI ölçeklerinden düşük puan aldıkları belirlendi. SF-36 fiziksel ve mental özet skorları, EORTC QLQ-BR23 fonksiyonel durum ve semptom alt boyutlarından düşük puan aldıkları saptandı. Hastaların yaşam kalitelerinin düşük, fonksiyonel durumlarının kötü ve kansere bağlı semptomların daha az olduğu görüldü. Ameliyat öncesi ve sonrası multidisipliner bir ekip ile çalışılması oluşabilecek komplikasyonların önlenmesi ve yaşam kalitelerinin arttırılmasına yardımcı olacaktır.

Etik

Etik Kurul Onayı: Referans no: 22.10.2014-20478486-346

Hasta Onayı: Evet

Yazarlık Katkıları

Cerrahi ve Medikal Uygulama: T.O., Konsept: E.Y., T.O., Dizayn: E.Y., T.O., Veri Toplama veya İşleme: E.Y., Analiz veya Yorumlama: E.Y., Literatür Arama: E.Y., Yazan: E.Y., T.O.

Çıkar çatışması: Yazarlar tarafından çıkar çatışması bildirilmemiştir.

Finansal Destek: Yazarlar tarafından finansal destek almadıkları bildirilmiştir.


Resimler

  1. Youlden DR. Cramb SM. Yip CH. Baade PD. Incidence and mortality of female breast cancer in the AsiaPacific region. Cancer Biol Med 2014;11(2):101-115.
  2. Haydaroğlu A. Meme Kanserinde Epidemiyoloji. Sınıflama ve Evreleme. Turkiye Klinikleri J Radiat Oncol-Special Topics 2015;1(2):1- 6.
  3. Lee Y. Mak S. Tse S. Chan S. Lymphedema care of breast cancer patients in a breast care a. clinic: a survey of knowledge and health practise. Support Care Cancer 2001; 9(8): 634-641.
  4. Radina E. Armer J. Culbertson S. Dusold J. Post-breast cancer lymphedema: understanding women’s knowledge of their condition. Oncol Nurs Forum2004;31(1):97-104.
  5. Gary DE. Lymphedema diagnosis and management. J Am Acad Nurse Pract. 2007; 19(2):72-78.
  6. Büyükakıncak Ö. Akyol Y. Özen N ve ark. Meme kanseri olan hastalarda cerrahi sonrası erken dönemde yaşam kalitesi: omuz ağrısı. el kavrama gücü. dizabilite ve emosyonel durum ile ilişkisi. Turk J Phys Med Rehab 2014;60:1-6.
  7. Park HJ. Lee HW. Chung SH. Incidence and risk factors of breast cancer lymphoedema. J Clin Nurs 2008; 17(11): 1450-1459.
  8. Sakorafas GH. Peros G. Cataliotti L. Vlastos G. Lymphedema following axillary lymph node dissection for breast cancer. Surg Oncol 2006;15:153-65.
  9. Voogd AC. Ververs JM. Vingerhoets AJ. Roumen RM. Coebergh JW. Crommelin MA. Lymphoedema and reduced shoulder function as indicators of quality of life after axillary lymph node dissection for invasive breast cancer. Br J Surg 2003;90(1):76-81.
  10. Isaksson G. Feuk B. Morbidity from axillary treatment in breast cancer a follow-up study in a district hospital. Acta Oncol 2000;39(3):335-336.
  11. Bosompra K. Ashikaga T. O’Brien PJ. Nelson L. Skelly J. Swelling. numbness. pain. and their relationship to arm function among breast cancer survivors: a disablement process model perspective. Breast J 2002;8(6):338-348.
  12. Kwan W. Jackson J. Weir LM. Dingee C. McGregor G. Olivotto IA. Chronic arm morbidity after curative breastcancer treatment: prevalence and impact on quality of life. J Clin Oncol 2002;20(20):4242-4248.
  13. Beaulac SM. McNair LA. Scott TE. LaMorte WW. Kavanah MT. Lymphedema and quality of life in survivors of early-stage breast cancer. Arch Surg2002;137(11):1253-1257.
  14. Ridner SH. Quality of life and a symptom cluster associated with breast cancer treatment-related lymphedema. Support Care Cancer 2005;13(11):904-911.
  15. Ahmed RL. Prizment A. Lazovich D. Schmitz KH. Folsom AR. Lymphedema and quality of life in breast cancer survivors: the Iowa Women’s Health Study.J Clin Oncol 2008;26(35):5689-5696.
  16. Atalay NŞ. Taflan Selçuk S. Ercidoğan Ö ve ark. Meme cerrahisi ve aksiller diseksiyon uygulanan meme kanserli hastalarda üst ekstremite problemlerinin sıklığı ve yaşam kalitesine etkisi. Turk J Phys Med Rehab 2011;57:186-192.
  17. Pusic AL. Cemal Y. Albornoz C ve ark. Quality of life among breast cancer patients with lymphedema: a systematic review of patient-reported outcome instruments and outcomes. J Cancer Surviv 2013;7(1):83-92.
  18. Lopez Penha TR. van Bodegraven J. Winkens B ve ark. The quality of life in long-term breast cancer survivors with breast cancer related lymphedema. Acta Chir Belg 2014;114(4):239–244.
  19. Paskett ED. Naughton MJ. McCoy TP. Case LD. Abbott JM. The epidemiology of arm and hand swelling in premenopausal breast cancer survivors. Cancer Epidemiol Biomarkers Prev 2007;16(4):775- 782.
  20. Thomas-MacLean R. Miedema B. Tatemichi SR. Breast cancer-related lymphedema: women’s experiences with an underestimated condition. Can Fam Physician 2005;51:246-247.
  21. Bumin G. Tüzün EH. Tonga E. The Shoulder Pain and Disability Index (SPADI): Cross-cultural adaptation. reliability. and validity of the Turkish version. J Back Musculoskelet Rehabil 2008; 21: 57–62.
  22. Düger T. Yakut E. Öksüz Ç. Yörükan S. Bilgütay BS. Ayhan Ç. Leblebicioğlu G. Kayıhan H. Kırdı N. Yakut Y. Güler Ç. Reliability and validity of the Turkish version of the Disabilities of the Arm. Shoulder and Hand (DASH) Questionnaire. Turk J Phys Med Rehab 2006; 17(3): 99-107.
  23. Gummesson C. Ward MM. Atroski I. The shortened disabilities of the arm. shoulder and hand questionnaire (Quick-DASH): validity and reliability based on responses within the full- length DASH. BMC Musculoskelet Disord 2006;7:44.
  24. Sprangers MA. Groenvold M. Arraras JI ve ark. The EORTC breast cancerspecific quality-of-life questionnaire modüle: First results from a three-country field study. J Clin Oncol 1996;14(10):2756-2768.
  25. Demirci S. Eser E. Ozsaran Z ve ark. Validation of the Turkish versions of EORTC QLQ-C30 and BR23 modules in breast cancer patients. Asian Pac J Cancer Prev 2011;12(5):1283-1287.
  26. Ware JE. Sherbourne CD. The MOS 36-item short-form health survey (SF-36). I. Conceptual framework and item selection. Med Care 1992;30(6): 473-483.
  27. Koçyiğit H. Aydemir Ö. Fişek G. Ölmez N. Memiş A. The validity and reliability of Turkish version of the Short Form 36 (SF-36). Turkish Journal Drugs Therapy 1999; 12: 102- 106.
  28. Karadibak D. Yıldırım Y. Kara B. Saydam S. Effect of complex decongestive therapy on upper extremity lymphedema. Fizyoter Rehabil 2009;20(1):03- 08.
  29. Quiron E. Recognizing and treating upper extremity lymphedema in postmastectomy/lumpectomy patients: A guide for primary care providers. J Am Acad Nurse Pract 201;22(9):450-459.
  30. Hidding JT. Beurskens CH. van der Wees PJ. van Laarhoven HW. Nijhuis-van der Sanden MW. Treatment related impairments in arm and shoulder in patients with breast cancer: a systematic review. PLoS One 2014; 9;9(5):e96748.
  31. Ewertz M. Jensen AB. Late effects of breast cancer treatment and potentials for rehabilitation. a. Acta Oncol 2011;50(2):187-193.
  32. Hayes SC. Johansson K. Stout NL ve ark. Upper-body morbidity after breast cancer: Incidence and evidence for evaluation. prevention. and management within a prospective surveillance model of care. Cancer 2012;118(8 suppl):2237-2249.
  33. Karki A. Simonen R. Malkia E. Selfe J. Impairments. activity limitations and participation restrictions 6 and 12 months after breast cancer operation. J Rehabil Med 2005;37:180-188.
  34. Westrup JL. Lash TL. Thwin SS. Silliman RA. Risk of decline in upper-body function a. and symptoms among older breast canser patients. J Gen Intern Med 2006; 21: 327- 333.
  35. Lee TS. Kilbreath SL. Refshauge KM. Herbert RD. Beith JM. Prognosis of the upper limb following surgery and radiation for breast cancer. Breast Cancer Res Treat 2008;110: 19–37.
  36. Lauridsen MC. Overgaard M. Overgaard J. Hessov IB. Cristiansen P. Shoulder disability and late symptoms following surgery for early breast cancer. Acta Oncol 2008;47(4):569-575.
  37. Özçınar B. Güler SA. Özmen V ve ark. Meme kanserinde lokal/bölgesel tedavi sonrası görülen komplikasyonlar ve bunların hasta yaşam kalitesi üzerine etkileri. The Journal of Breast Health 2010; 6(1):9-16.
  38. Petrek JA. Senie RT. Peters M. Rosen PP. Lymphedema in a cohort of breast carcinoma survivors 20 years after diagnosis. Cancer 2001;15;92(6):1368-1377.
  39. Clark B. Sitzia J. Harlow W. Incidence and risk of arm oedema following treatment for breast cancer: A three-year follow-up study. QJM 2005; 98(5):343-348.
  40. Ugur S. Arıcı C. Yaprak M ve ark. Risk Factors of breast cancer-related lymphedema. Lymphat Res Biol 2013;11(2):72-75.
  41. Mak SS. Mo KF. Suen JJ. Chan SL. Ma WL. Yeo W. Lymphedema and quality of life in Chinese women after treatment for breast cancer. Eur J Oncol Nurs2009;13(2):110-115.
  42. Soran A. Bulut F. Yıldırım O. Cengiz Ö. Meme kanseri nedeniyle opere edilen hastalarda yaşam kalitesinin SF-36 skalası ile belirlenmesi. Ulusal Cerrahi Dergisi 2000;16(2):109-115.
  43. Manandhar S. Shrestha DS. Taechaboonsermsk P. Siri S. Suparp J. Quality of life among breast cancer patients undergoing treatment in national cancer centers in Nepal. Asian Pac J Cancer Prev 2014;15(22):9753-9757.
  44. Almutairi KM. Mansour EA. Vinluan JM. A cross-sectional assessment of quality of life of breast cancer patients in Saudi Arabia. Public Health2016;136:117-125.
  45. Dawes DJ. Meterissian S. Goldberg M. Mayo NE. Impact of lymphoedema on arm function and health-related quality of life in women following breast canser surgery. J Rehabil Med 2008;40(8):651-658.
  46. Smoot B. Wong J. Cooper B ve ark. Upper extremity impairments in women with or without lymphedema following breast canser treatment. J Cancer Surviv. 2010;4(2):167-178.
  47. Torres-Lacomba M. Sánchez-Sánchez B. Prieto-Gómez V ve ark. Spanish cultural adaptation and validation of the shoulder pain and disability index. and the oxford shoulder score after breast cancer surgery. Health Qual Life Outcomes 2015; 23;13:63.